Augustinus, 386 yilinin sonbaharinda Cassiciacumda yaklasik dört ay süren bir inzivaya cekilir. Onun icin felsefi ve teolojik anlamda bir dönüm noktasi olan bu sürecte, Tanrinin nasil bilenebilecegi, bu bilgiyi edinmede inanc ile aklin rolünün ne oldugu gibi zihnini kurcalayan esasli problemleri cözüme kavusturmaya calisir. 387 yilinin Mart ayinda oglu Adeodatusla birlikte vaftiz olmak üzere gittigi Milanoda ise, bilen bir varlik ve özne olarak basli basina ruhun varligi, yapisi, mahiyeti, akilla ve bedenle iliskisi gibi konulari derinlemesine düsünme firsati yakalar ve Ruhun Ölümsüzlügü adini verdigi eserini hazirlamaya koyulur. Bu eserinin temel amaci, akli barindiran veya akilla bir tutulan ruhun ölümsüz bir nitelige sahip oldugunu kanitlamaktir. Bu dogrultuda dönemin yaygin felsefe okullarinin görüslerine basvurur, en basta da Aristotelesci, Stoaci ve Epikuroscu ögretilere. Böylece söz konusu okullarin görüslerine elestiriler getirirken sarsilmaz akil yürütmelerle örülü ölümsüz bir eser ortaya koymus olur.
Noch keine Bewertungen vorhanden
Verfassen Sie die erste Bewertung zu diesem Artikel
Helfen Sie anderen Kundinnen und Kunden durch Ihre Meinung.
Kurze Frage zu unserer Seite
Vielen Dank für dein Feedback
Wir nutzen dein Feedback, um unsere Produktseiten zu verbessern. Bitte habe Verständnis, dass wir dir keine Rückmeldung geben können. Falls du Kontakt mit uns aufnehmen möchtest, kannst du dich aber gerne an unseren Kund*innenservice wenden.