
Hicbir Yere Gitmiyorum
Versandkostenfrei!
Versandfertig in über 4 Wochen
13,99 €
inkl. MwSt.
PAYBACK Punkte
7 °P sammeln!
Türkceye ilk kez cevrilen Rumena Buarovskanin Hicbir Yere Gitmiyorum adli öykü kitabi, icsel gerilimlerle dolu, siradan gibi görünen hayatlarin incelikle dokunmus portrelerini sunarak okuru, kendi yasaminin gölgelerinde dolasmaya davet ediyor. Buarovskanin bizlere tuttugu birer ayna olarak düsünülebilecek öyküleri, yüzeyde görünen her sahnenin altinda gizli bir yogunluk, görünmez yaralar ve bastirilmis cigliklar tasiyor. Günlük hayatin alisilmis ritmi icinde, evliliklerin sessiz cöküsleri, ebeveynlik rolünün toplumsal agirligi ve dostluklarin bicak sirtinda dengede durma ...
Türkceye ilk kez cevrilen Rumena Buarovskanin Hicbir Yere Gitmiyorum adli öykü kitabi, icsel gerilimlerle dolu, siradan gibi görünen hayatlarin incelikle dokunmus portrelerini sunarak okuru, kendi yasaminin gölgelerinde dolasmaya davet ediyor. Buarovskanin bizlere tuttugu birer ayna olarak düsünülebilecek öyküleri, yüzeyde görünen her sahnenin altinda gizli bir yogunluk, görünmez yaralar ve bastirilmis cigliklar tasiyor. Günlük hayatin alisilmis ritmi icinde, evliliklerin sessiz cöküsleri, ebeveynlik rolünün toplumsal agirligi ve dostluklarin bicak sirtinda dengede durma cabalari gözler önüne seriliyor. Buarovska, modern toplumun bireyler üzerindeki beklentilerini, kisisel tatminsizliklerin ve hayal kirikliklarinin agir yükü altinda ezilen kadin ve erkeklerin gözünden ele aliyor. Toplumun görünmez yasalariyla bireysel arzu ve korkularin catistigi anlarda ortaya cikan ince catlaklari, dokunakli bir ironiyle isliyor. Öykülerin ana karakterleri; sadece siradan insanlar degil, ayni zamanda kendi kücük dünyalarinda hapsolmus, varolussal bir boslugun sinirlarinda gezinen figürler olarak resmediliyor. Cocukluk travmalarinin yetiskinlikteki yankilarini, siradan bir ev ziyareti ya da basit bir hediye alisverisi gibi görünen anlarda bile derin anlamlarla bulusturmayi basaran Buarovska, her karakterin dünyasina farkli bir pencereden bakarken, onlarin icsel sikintilarini, toplumsal beklentilerle olan hesaplasmalarini ve kendi degerleriyle catismalarini ustalikla yansitiyor. Dogu Avrupa kültürünün sosyo-politik arka planini modern insanin varolussal sorgulamalariyla ustaca birlestiren Buarovska, huzursuzluk, mizah ve derin bir melankoliyi harmanlayarak bizleri siradan olanin altinda yatan gerceklige taniklik etmeye davet ediyor.